Beş Sivil Toplum Kuruluşundan Akgün ve Alparslan Altan Dava Gruplarının İcra Sürecine İlişkin Bakanlar Komitesi’ne Ortak Bildirim

AİHM BÜYÜK DAİRE’NİN YASAK/TÜRKİYE KARARI SONRASI CEZA MAKUMİYETLERİNE İLİŞKİN HAZIRLANAN AYM VE AİHM BAŞVURU FORMATI
20/05/2026
AİHM BÜYÜK DAİRE’NİN YASAK/TÜRKİYE KARARI SONRASI CEZA MAKUMİYETLERİNE İLİŞKİN HAZIRLANAN AYM VE AİHM BAŞVURU FORMATI
20/05/2026
Show all

Beş Sivil Toplum Kuruluşundan Akgün ve Alparslan Altan Dava Gruplarının İcra Sürecine İlişkin Bakanlar Komitesi’ne Ortak Bildirim

Stichting Justice Square olarak, Avrupa’da insan hakları ve hukuk alanında faaliyet gösteren 4 ortak sivil toplum kuruluşu ile birlikte, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin önümüzdeki günlerde gerçekleştireceği 1563. toplantısı öncesinde çok önemli bir adım attık.

AİHM'in büyük önem taşıyan Akgün/Türkiye ve Alparslan Altan/Türkiye dava gruplarının kararlarının uygulanma sürecini yakından takip ediyoruz. Bu kapsamda, Türk hükümetinin Haziran 2026 tarihli Eylem Planı’na karşı Kural 9(2) çerçevesinde resmi bildirimimizi Bakanlar Komitesi'ne sunduk.

Yaptığımız ortak bildirimde; hükümetin sunduğu önlemlerin yalnızca kağıt üzerinde kaldığını, ülkedeki yapısal sorunları gidermekten tamamen uzak olduğunu ve Bakanlar Komitesi’nin Eylül 2023 tarihli kararında talep ettiği somut, sonuç odaklı tedbirleri karşılamadığını açıkça ortaya koyduk.

Bakanlar Komitesi’ne İlettiğimiz Temel Tespit ve Eleştirilerimiz

Sunduğumuz bildirimde, Türkiye'deki mevcut yargı pratiğine ilişkin iki ana dava grubu üzerinden şu yapısal sorunların altını çizdik:

1. Akgün Dava Grubu Bakımından (Tutukluluk Süreçleri)

  • Kalıplaşmış Gerekçeler: Türk mahkemelerinin, tutuklama kararlarını yalnızca Bylock kullandığı iddia edilen kişilere yönelik, bireyselleştirilmemiş ve basmakalıp gerekçelere dayandırmaya devam ettiğini belirttik.
  • Somut Delil Eksikliği: Hukukun temel şartı olan "makul şüphe" kriterinin, somut ve doğrulanabilir delillere dayandırılmadığını vurguladık.
  • Sistematik Dosya Kısıtlamaları: Savunma hakkını doğrudan zedeleyen, soruşturma dosyalarına erişimin sistematik biçimde kısıtlanması pratiğine dikkat çektik.
  • Son Çare İlkesinin İhlali: Tutukluluğun fiilen bir "son çare" olarak uygulanmadığını Komite'ye raporladık.

2. Alparslan Altan Dava Grubu Bakımından (Yargı Güvencesi)

  • Keyfi "Suçüstü" Yorumu: "Suçüstü" halinin öngörülemeyen ve keyfi bir biçimde geniş yorumlanmasını önleyecek hiçbir yasal ya da yorumsal tedbirin alınmadığını belirttik.
  • Etkisiz Usul Güvenceleri: Yargı mensuplarını güvence altına alması gereken usul kurallarının hâlâ etkisiz kaldığını vurguladık.
  • Veri Paylaşmama Eğilimi: Bakanlar Komitesi’nin açıkça talep etmiş olduğu istatistiksel verilerin ve örnek kararların hükümet tarafından hâlâ sunulmadığını kayıt altına aldık.

"Eğitim ve Terfi Değişiklikleri Göstermelik"

Ortak Değerlendirmemiz: Türkiye Adalet Akademisi’nin eğitim faaliyetleri ve hakim-savcı terfi sistemindeki son değişikliklerin sahadaki yargı pratiğinde herhangi bir somut etkisi bulunmamaktadır. Yapılan düzenlemeler, yapısal sorunları çözmek yerine yalnızca şekli birer değişiklik olarak kalmıştır.

Sonuç Olarak Talebimiz: Güçlendirilmiş Denetim Sürmeli

Stichting Justice Square ve ortak STK'lar olarak; Türkiye’de yargı bağımsızlığı ve insan hakları ihlallerinin sistematik yapısının değişmediğini göz önünde bulundurarak, Bakanlar Komitesi’nden hem Akgün hem de Alparslan Altan dava gruplarının Türkiye üzerinde "güçlendirilmiş denetim" (enhanced supervision) altında tutulmaya devam edilmesini talep ettik.

Hukukun üstünlüğü ve insan hakları mücadelesini uluslararası mekanizmalar nezdinde kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.

Stichting Justice Square olarak, Avrupa’da insan hakları ve hukuk alanında faaliyet gösteren 4 ortak sivil toplum kuruluşu ile birlikte, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin önümüzdeki günlerde gerçekleştireceği 1563. toplantısı öncesinde çok önemli bir adım attık.

AİHM'in büyük önem taşıyan Akgün/Türkiye ve Alparslan Altan/Türkiye dava gruplarının kararlarının uygulanma sürecini yakından takip ediyoruz. Bu kapsamda, Türk hükümetinin Haziran 2026 tarihli Eylem Planı’na karşı Kural 9(2) çerçevesinde resmi bildirimimizi Bakanlar Komitesi'ne sunduk.

Yaptığımız ortak bildirimde; hükümetin sunduğu önlemlerin yalnızca kağıt üzerinde kaldığını, ülkedeki yapısal sorunları gidermekten tamamen uzak olduğunu ve Bakanlar Komitesi’nin Eylül 2023 tarihli kararında talep ettiği somut, sonuç odaklı tedbirleri karşılamadığını açıkça ortaya koyduk.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Beş Sivil Toplum Kuruluşundan Akgün ve Alparslan Altan Dava Gruplarının İcra Sürecine İlişkin Bakanlar Komitesi’ne Ortak Bildirim
This website uses cookies to improve your experience. By using this website you agree to our Data Protection Policy.
Read more